sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

/insaf et anna!/

124 kişi kendisini tutuyor, 60 arkadaşı var.


29.10.1979 doğumlu, 32 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. mahalle baskıcısı eğitmeni olarak çalışıyor. http://www.muhalifkarga.com adlı bir sitesi var.
  • bloguna son yazdığı yazı: Travma.

105 kere rss kaynağı

şarkılarda neler demişler?

yuzbes   18 Aralık 2009 15:33  

yuzbes   09 Eylül 2009 22:00  

yuzbes   17 Haziran 2009 22:20  

yuzbes   15 Haziran 2009 17:06  

yuzbes   06 Haziran 2009 01:32  

yuzbes   22 Nisan 2009 12:40  

yuzbes   14 Nisan 2009 11:04  

yuzbes   08 Nisan 2009 11:09  

yuzbes   08 Nisan 2009 10:55  

yuzbes   02 Nisan 2009 17:06  

Oyş... ne hoş bi müziktir bu böyle, aya yorgi'den turkuaz denizi izledim sanki gözlerimi kapayıncaç

Susan   02 Nisan 2009 18:01  

Issa Hassan - Kurdo. Keyifli bir şeydir kendileri.

yuzbes   03 Nisan 2009 11:00  

hem nasIl bir keyif .. ben yeni ke$fedenlerdenim ..3 - 5 oldu .. bayIla bayIla dinlemekteyim ..

CagriBihter   14 Nisan 2009 11:27  

Sosyomatlar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. istanbul

    istanbul

    11498 üyesi var. üyelik serbest.
  2. müzik

    müzik

    6341 üyesi var. üyelik serbest.
  3. lost

    lost

    3755 üyesi var. üyelik serbest.
  4. Aşk

    Aşk

    3503 üyesi var. üyelik serbest.
  5. nietzsche

    nietzsche

    3227 üyesi var. üyelik serbest.

1 2 3 ... 19

rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

selam aşkitosunum nasılsın inşallah?

felixus   10 Ekim 2010 00:45  

aşkitosun paşa

Obispo Obispoyevski   10 Ekim 2010 00:57  

....

pis krolar

felixus   10 Ekim 2010 01:46  

kro değil broyum
türkçe reptir silahım

Obispo Obispoyevski   10 Ekim 2010 02:04  

repleri bloguna verdik asi ve mavi delibaş

felixus   10 Ekim 2010 02:06  

maybaş ergen burçin isyanı 14 yy.da ceneviklilerle venedizlileri karşıya getirmiş ama bu da her ergen isyanı gibi anne terliğiyle son bulmuş.

Obispo Obispoyevski   10 Ekim 2010 02:17  

züp oğlan..

ik0nA   14 Mayıs 2010 19:04  

sende mi hala burdasın... niye?

static monaLisa   22 Mart 2010 10:32  

karakediningunlugu   23 Ocak 2010 20:00  

nasıl bir panon var arkadaş anlamadım gitti ne bir isim ne bir açıklama..bir de müsait bi yerde ölebilir miyim diyen bi arkadaşım olduğu için azap duydum..burada kafayı bulup feysbukta yardırıyorsun herhalde.

karakediningunlugu   27 Kasım 2009 22:02  

yaş: yazıyor lan bu profilde artık! vay babam..

yuzbes   03 Kasım 2009 22:25  

normalde ben de ossüç rakam ile 33 ama gziliyom.neme lazım anacım çıtır felan düşer yani.. boş amı gitsin fingirleirm

yOo YoO   03 Kasım 2009 22:36  

boşa mı yazarken, bir hatadır etmişsin çiçeyim.

yuzbes   03 Kasım 2009 22:41  

diye bi köşe yazısı başlığı mı olur arkadaşım ya?

yuzbes   12 Ekim 2009 23:13  

nerde len

yOo YoO   12 Ekim 2009 23:16  

....

ben sana kaçkez dicem şö gözlükü adamla konuşma diye yööyööm :/

blackvitruvius   12 Ekim 2009 23:20  

ama o benle könüşüyö

yOo YoO   12 Ekim 2009 23:21  

olsun sen gel bakıyım yanıma

blackvitruvius   12 Ekim 2009 23:23  

ne diyonuz la? kim kimle konuşuyo? gözlüklü adam kim? sigarayı kim içmiş? ne olmuş? nerde olmuş? nasıl olmuş?
hadi arabama atlayın da gezdireyim sizi iki tur

yuzbes   12 Ekim 2009 23:41  

...''Saçlarını tanıyorum,
külrengi, hatta altın sarısı olan.
Gene söylüyorum yalnızca boş ve yapay
yanlarını yitirdim eşyanın.
Bu soylu sözler Milton’un bilgeliği,
ama ben gene de harfleri ve gülleri düşünüyorum''...

geyikligece   09 Ekim 2009 22:01  

sokağa çık, üstün başın, kekeme dilinle sokağa çık ve anlat bunu herkese

ölü balık gibi bakan şu kadına, uyuklayan şu yolcuya, şu dakikaya

şu dakikaya istesek sığabilecek resimler var gözü yok ressamların resimleri var

ordan bakınca görünenin, ordan bakınca bir şey görünmez puslu isli bilyeler

çocuklar saklı bahçede saklambaç oynayan erik gözlü çok terli yaz gibi

kesik kesik denenebilir ölmek, kesik kesik başlanabilir şiire, bilincin akması gibi

genellemeler yapılabilir eski komünistler hakkında, politika ve magazin hakkında

kadersiz emeksiz kimsesiz kızlı erkekli hayata karşı bir dakika iki dakika üç

ben bu şarkıları olan adamdan daha çok biliyorum sokakları demek ki boşuna

boşuna değil sokağa çık demem, reklam değil, efsane, esatir, masal değil, sokağa çık

sokakta başıboş serseriler, fazla meşgul adamlar, başkenti tutanlar, tribünü yakanlar

artık kimsecikler yok diyorum, inanın, artık kimsecikler yok bir çılgınlıktan başka

amin yok, dua yok, ağır tütsü, balıkçı yaka kazaklar yok, işçiler yok

resimler yok oluyor, çakı gibi delikanlılar, kalem gibi kızlar, yok oluyor resimlerdeki her şey

sıkıcı şeyler, bundes liga mesela.

İ.K

geyikligece   06 Ekim 2009 13:03  

geride bırakıp herşeyi
kendimi geçtiğimi düşünüyorum
öylece çıkıverdiğimi hayatımdan
ahh ne uzak bir hayale öykünüyor ıssız içim
acı bir gülümseme dudağımdaki
şimdi (um)arsızca şu sokaktan
kendimi geçtiğimi
düşü
/nü/
yorum

yuzbes   24 Eylül 2009 20:38  

"neşelenir miyiz ki, şans eseri delirsek?"

yuzbes   24 Eylül 2009 14:00  

bugün, yarın, ne zaman olursa artık.

yuzbes   24 Eylül 2009 14:23  

"Tanrı bizimle de konuşur belki"

yuzbes   22 Eylül 2009 13:21  

''sen adımını attığın andan itibaren hira dinginliğine dönüşecek ortalık...tanrı bizimle de konuşur belki''

geyikligece   22 Eylül 2009 21:14  

Ah benim evcil yalnızlığım, ah aklı karışıklığım, savrukluğum, sarsak kalbim, çingene bilincim, okunmamış muskalarım; bana aşk dokundu galiba. Galiba dünya dönmüyor sahiden.

yuzbes   12 Eylül 2009 21:51  

hadi lan isyankar börülce,onu bunu bırakta yarın sorun yok herhalde.

karakediningunlugu   18 Eylül 2009 19:53  

Salise, Saniye ve Muharrem...
şiir gibiler...

felixus   07 Eylül 2009 02:05  

Ağa herhalde upload oranı %99'lara dayanmıştır.Complete olması bile muhtemeldir.Selam eder giderim.

Truth   02 Temmuz 2009 00:32  

"Geriye dönüş yoktur. Çünkü zaman her şeyi mahveder. Bazı şeyler onarılamaz. İnsan bir hayvandır ve intikam isteği, doğal bir dürtüdür. Çoğu suç cezalandırılamaz. Sevilen birini kaybetmek, insanı yıldırım çarpmış gibi mahveder. Çünkü aşk, yaşamın pınarıdır.

yuzbes   18 Haziran 2009 15:17  

sözlerin bitiiği yerr

nekadardelivar   19 Haziran 2009 00:13  

"intihar can alıcı bir konudur dedim, güldüler..."

yuzbes   17 Haziran 2009 23:56  

bir de şöyle demiş;

Şaşkınım şehir açmıyor beni ve nâmım yürümüyor burda / çünkü tuhaf burda herşey / taksiler sığmıyor şehre / denize sel basıyor hayret..

yuzbes   18 Haziran 2009 00:13  

kentlere ve insanalra karşı neler demiyorum ki...

bi şehrin tam kalbinden beyninden vurup gitmeli.. rahmetle...

ik0nA   17 Haziran 2009 22:52  

Kırık bir ayna tuttum aleme....Ayna da belirdi aşk...
ve dedi: Nakış donmuş bir hayalin resmi. Dönmezsem beni nakşet...
O gün, bu gün.. Donukluğa bakıyor, onu yaşıyor alem...
Seni istiyorum ben...
Seni....

yuzbes   16 Haziran 2009 00:59  

Sen böyle güzelken bana söz düşmez.
Bakma şiirler yazdığıma...

yuzbes   10 Haziran 2009 03:46  

gözlerim biraz yorgun. içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…

yuzbes   07 Haziran 2009 19:50  

anıyı tutan elleri kuvvetli miydi bu kadar yağmurun?

yuzbes   04 Haziran 2009 23:20  

"Sen elifsin, güzel he'sin. Ben senden geldim, seninle doğrulttum yüzümü, sana yöneldim, sana verdim gönlümü. Ben senin ben olabilmen için sen oldum"

yuzbes   04 Haziran 2009 20:51  

o değil de bu panonun adı ne zamandan beri imiş. hayret?

yuzbes   27 Mayıs 2009 20:51  

konferans kişisi gibisin yaa ne öyle kentsel çözümler falan. yerel gündem 21 misin nesin bilelim.

felixus   28 Mayıs 2009 00:28  

gündem 21 nerenin kazası aşkitosunum?

yuzbes   28 Mayıs 2009 01:01  

bana yapıştırmaya çalıştığın etiketi genel ahlaka mugayir buldum aşkitosun. mugayir miydi o kelime tam emin değilim. ahlak mahlak kalmadığı için buralarda, kelimeyi de unuttuk tabi ehi.

felixus   27 Mayıs 2009 12:02  

sabahın 4'ünde yapıştırılan bi etiketin genel ahlaka mugayir bulunması da bi saçmalık yani aşkitosun. olmaz, olamaz.. neresi mugayir de hele? ya de mugayir ise ne b.k yemeğe dalıyosun öyle mugayir etiketlere. hiç yakıştıramıyorum sana. sen ki benim dağ gibi aşkitosunumsun. tonlarca ağırlığındasın ama.. gel gör ki, ne tür edalardasın..

yuzbes   27 Mayıs 2009 19:51  

....

bende mugayir etiket istiyorum..mugayir olmasa da olur..olsa daha iyi gibi sanki

belahatun   27 Mayıs 2009 20:32  

vay başıma vaylar başıma. ne yapıştırmıştım ki ben bu felisiyus aşkitosununa. hatırlamıyorum belanımabla bi soram, öğrenem, bi de elife danışam, onaylarsan yapıştıram. etiketlenmek iyi bişey değil günümüzde. fişlenmiş gibi hisseder insanoğlu kendini.

yuzbes   27 Mayıs 2009 20:49  

zigiş zoguşlu bi etiket yapıştırmaya utanmıyor musun ben gibi hanım kıza:(

felixus   27 Mayıs 2009 22:12  

abovv.. neler duycaz daha.

yuzbes   27 Mayıs 2009 23:55  

matematiği sevmiyoruz baylar
12 resim ve ikametgahla hiç bir yere başvurmadık
ceketimizin ön düğmesi hala kopuk
yoksul kızları ve gözlüklü çocukları savunuyoruz
kentin tanrılarına karşı
yarını düşlüyoruz...

yuzbes   27 Mayıs 2009 04:01  

Elbette ben de, zaman zaman kendimi; Ankara'nın Emek semtinde karlı bir ağustos günü Kadıköy vapuru bekleyen ihtiyar tavşanın koltuğunun altındaki çikolata kutusuna sıkıştırılmış kırmızı ekmek gibi hissediyorum...

Herkes bazen öyle hisseder ki..

yuzbes   20 Nisan 2009 13:46  

"kentlileri Tanrı korusun. Doğayı sürmüşler kentin dışına, uzaklara... Şimdi şurdan on tane geyik geçse, baksak, dağılırdı ıssızlığı sokağın."

yuzbes   15 Nisan 2009 20:54  

sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.

yuzbes   15 Nisan 2009 19:51  

Şehrin can damarını kesmeye gelmiştim. Ceplerinde akrep, duruşlarında yelkovan, kıraç bir zamana kulak kesilmiş suretler gördüm, yüzsüz... Ey benim çıplak yalnızlığım, gözlerine mil çekilmiş bir vicdana ne söylenebilir ki?

yuzbes   15 Nisan 2009 12:52  

ahh Şehir... SadIk - vicdansIz sevgili !

CagriBihter   15 Nisan 2009 14:05  

eline sağlık Tanrım, leyla çok güzel olmuş. Tanrım eline sağlık, dünya da güzel olmuş. Keşke biraz ölmesem..

yuzbes   11 Nisan 2009 16:35  

çiğ köfte mi, içli köfte mi deseler çiğ köfte derim. çok güzel oluyo böyle acılı acılı miss..

daffodildeth   11 Nisan 2009 16:48  

Bütün suçlar, bütün aşklar, bütün kaçaklar, bütün ihanetler, bütün kırıklıklar üstümüze boca ediliyor ansızın ve kör ve yaralı ve sadık ve kalbimizi avuçlarımıza alarak yıkılıyoruz.

yuzbes   11 Nisan 2009 16:25  

- yazarım sana.
- yazma.. o zaman.. o zaman bekliyor insan. hem buraya çok az insan geliyor. çok insan da gidiyor. kalanda bekliyor ama bazen çok uzun bekliyor. yani, hani, mesela zannediyosun ki birisi gelecek.. boş uzun bi yol. devamlı ona bakıyosun. sonra kimse gelmiyor. yazma o yüzden.
- ben seni hiç unutmayacağım.

yuzbes   08 Nisan 2009 11:51  

neden, neden, neden?

shane   07 Nisan 2009 19:19  

Neden, hayat; kızlara bir güzellik yarışması, delikanlılara paranın gücü olarak sunulur?
Neden, türbanlı kızlar, bu kadar iddialı giyinir, tesettürlerini markalaştırır? Devrimci kızlar, neden salaş ve iddiasız görünür?

yuzbes   07 Nisan 2009 18:40  

hic oyle birsey yok ..
benim iddiam daglara okur meydan ..
bunu bi soyliim ..

CagriBihter   08 Nisan 2009 21:41  

Yaşamı sözcüklerde boğanlar, hayat yoksulları.
Aşksızlıktan ölenler, ciddiyetten ölenler, standart yaşam budalaları...
Allah kadar cezalandırıcı olduklarını düşünenler, cenneti etiketleyenler, cehennem reklamcıları...
Sensualistler, dualistler, optimistler, pesimistler, pragmatisler, fonsiyonalistler, pozitivistler, marksistler, satanistler, Müslümcüler, Orhancılar...
Eşcinseller, feministler, yeşil dünya veletleri...

yuzbes   07 Nisan 2009 18:30  

"Kediler gibi olduk, sinsi bir asalaklık ve kayıtsız bir evcillik içindeyiz. Toplumsal hayatın sıcaklığında kendimizi iyi hissetsek de, tarihsel tutkularımız yapay bir mahremiyetin solgun ışığında çörekleniveriyor ve yarı açık olan gözlerimiz televizyon imgelerinin barışçıl geçişini kolluyor yalnızca."

yuzbes   03 Nisan 2009 11:52  

Ben, nerede yağmur yağarsa, orada şemsiye kırmanın kitabıyım!

yuzbes   03 Nisan 2009 11:43  

“Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık.”

yuzbes   02 Nisan 2009 16:16  

Jerzy KOSINSKI

ya da Murat Menteş
ne güzelmiş ama daha başından.

Ah Suula Hanim   02 Nisan 2009 16:21  

"Çıksa da huzura ersek" anları yaşatıyor insana bol bol

yuzbes   02 Nisan 2009 16:23  

bir söğüt ağacı gördüm, derenin kenarında bacak bacak üstüne atmış oturuyordu...

yuzbes   01 Nisan 2009 13:28  

Dünya! Boyunduruk altına aldın mı insanı, nasıl da güzelleştiriyorsun el yordamıyla…

yuzbes   31 Mart 2009 16:30  

“atomu yumrukla parçalayamam, Allah büyüktür elbet bir kapı açar!"

yuzbes   31 Mart 2009 11:48  

gacırtttt. içeri giren malum şahsı hepimiz tanırız haliyle. atom mu dediniz kullarım, parçalarım, parçalarım ohhh parçalarım. böyle böyle memleketteki bütün atomlar parçalandıktan sonra artık başka mecraların konusu olabilir. atom karınca, atom içeceği, atom zırtı, atom rekatı, atomik bakışlı güzel, atomcu(g.tcü gibi bir manası var), atom tefrikası vs. vs.

joufa   31 Mart 2009 12:34  

hayat bazen çok canını sıkıyor insanın.

yuzbes   30 Mart 2009 15:31  

evet!

joufa   30 Mart 2009 15:38  

artık kaldırımlara sığmaz oldu kentliler, yürümek savaşmakla eşdeğer...

yuzbes   28 Mart 2009 17:26  

yuzbes kişisini tutan yüzbeş numerolu arkadaşa yüzbeş kere maşallah sözü üzerinde olsun diye nazar boncuğu ikramımdır.

yuzbes   28 Mart 2009 15:07  

bana ney vericen?

felixus   28 Mart 2009 15:12  

sana vereceğim şey kişiye özel olacağı için burada ifşa etmeye gerek yok gibime geliyor cigerim.

yuzbes   28 Mart 2009 15:47  

TOKİ'nin yoksullar için yapacağı ve ayda 100 lira ödemesi olan evlerden alabilmek için başvuru kuyruğuna giren teyzemin biri mikrofon uzatan muhabire ağlayarak dert yanar:
- Kocam 10 aydır işsiz, 5. çocuğuma 4 aylık hamileyim, ev almak istiyorum ama şartlarımız uymuyormuş!

Anlaşılan o ki, evin reisi olan beyamca 10 aydır gündüzleri kahvede, gece de yatakta üretim yaparak ülke ekonomisine katkı sağlamayı tercih ediyor.

yuzbes   26 Mart 2009 11:16  

Yarabbi açlıkla sınama (!) :r

gamzeifettankontes   07 Ağustos 2008 16:42  

acaba biraz daha bekleyip tam tamına 105 harften oluşan bi not mu eklesem. yarebbım ne kadar yaratıcı oldum ben bu son günlerde.

daffodildeth   21 Haziran 2008 16:58  

mısır tarlamı kargalar basmış.

yuzbes   21 Haziran 2008 17:19  

ah be more, yakınlarda olsan sana biber dolması hazırlar getirirdim. uzaklardasın komiklikler, şakalar yapıp getirebiliyorum.. ama üzülmüyorum. zira benim hala ümidim var, kaybetsen bile istediğin kadar.

yuzbes   21 Haziran 2008 17:28  

zaman ne de çabukcana geçiyomuş ki meğer

daffodildeth   09 Eylül 2009 20:53  


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage